TEK SAĞLIK ÇEVRE - AÇIK PLATFORM

Soru ve katkılarınız için iletişime geçiniz:

Çevre Okuryazarlığı ile İlgili Temel Kaynaklar

İnsan, hayvan ve çevre sağlığının One Health (Tek Sağlık) çerçevesinde bütünleştirilmesi, karmaşık sağlık ve çevre sorunlarının ele alınmasında kritik öneme sahiptir. One Health girişimlerinde yönetişim yapıları; çabaların koordine edilmesi, ortaklıkların güçlendirilmesi ve etkili politika çerçevelerinin oluşturulması açısından temel bir rol oynamaktadır. Bu PROSPERO’ya kayıtlı sistematik derleme, One Health girişimlerinde kullanılan yönetişim yapılarının değerlendirilmesini amaçlamaktadır. 2000–2023 yılları arasında PubMed, Scopus, Web of Science (WoS) ve Cochrane veri tabanlarında aramalar gerçekleştirilmiştir. Anahtar terimler, hakemli makaleler, sistematik derlemeler ve ilgili gri literatür üzerine odaklanmıştır. Belirlenen dahil etme kriterlerine göre dokuz uygun çalışma seçilmiştir. Veri sentezi, yönetişim mekanizmalarının işlevselliği ve etkinliğini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Taranan 1277 kaynak arasından, farklı bölgeleri kapsayan dokuz çalışma uygun bulunmuştur. Uluslararası anlaşmaların uygulama mekanizmaları; Katılım, Koordinasyon, Politikalar ve Finansal alanlar başlıkları altında sınıflandırılarak uyarlanmış bir çerçeve ile değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, One Health yaklaşımının zorluklarını ele alırken etkili yönetişimin, paydaş katılımının ve iş birliğine dayalı yaklaşımların önemini ortaya koymaktadır. Belirlenen başlıca zorluklar; sektörler arası iş birliği eksiklikleri, finansman kısıtlamaları ve paydaşlar arasında yaşanan çıkar çatışmalarıdır. Güçlü yönetişim yapıları, One Health paradigmasında belirleyici öneme sahiptir ve paydaş katılımı ile iş birliğinin önemini vurgulamaktadır. Bu bulgular; politika yapıcılar, uygulayıcılar ve araştırmacılar için yönetişim yapılarını geliştirerek insan-hayvan sağlığı ile çevresel sürdürülebilirliği güçlendirmeye yönelik rehberlik sağlamaktadır. Çalışmanın yöntemsel farklılıklar ve sınırlı coğrafi kapsama alanı gibi sınırlılıkları, bu alanda daha fazla araştırma yapılmasının gerekliliğini de vurgulamaktadır.

Giriş: One Health (Tek Sağlık), insanlar, hayvanlar ve çevre arasındaki bağlantıyı iş birliğine dayalı bir yaklaşımla kuran bir kavramdır. One Health kavramının ortaya çıkışından bu yana, salgınlar ve pandemiler gibi karmaşık sağlık sorunlarıyla başa çıkmak amacıyla dünya genelinde birçok bölgede ve ülkede çeşitli müdahaleler geliştirilmiştir. Gelişmiş ülkelerde, çevrelerine özgü olan ya da olmayan sorunları ele almak için uluslararası stratejilere sahip birçok iş birliği platformu oluşturulmuştur. Ne yazık ki, düşük ve orta gelirli ülkelerin (LMIC’ler) karşılaştığı zorluklar ve fırsatlar konusunda yeterli bir sentez mevcut değildir.

Yöntemler: Sistematik derleme ve meta-analizler için Tercih Edilen Raporlama Öğeleri (PRISMA) rehberi izlenerek sistematik bir derleme yapılmıştır. Elektronik bibliyografik veritabanlarında (PubMed, Embase, Global Health, Web of Science ve CINAHL) bir arama stratejisi uygulanmıştır. Dahil edilen makalelerin kalitesi, Karma Yöntem Değerlendirme Aracı (MMAT) kullanılarak değerlendirilmiştir.

Bulgular ve Tartışma: Elektronik veritabanı aramaları sonucunda toplam 424 makale belirlenmiştir. Yinelenenler çıkarıldıktan sonra (n = 68), 356 makalenin başlığı ve özeti taranmış ve 16 makale tam metin incelemesine alınmıştır. Belirlenen başlıca engeller; siyasi irade eksikliği, zayıf yönetişim ve insan kaynağı, mali kaynaklar ve lojistik kaynakların yetersizliğidir. Kolaylaştırıcı faktörler arasında ise One Health faaliyetlerine ilişkin referans çerçeve belgelerinin varlığı, farklı sektörler arasında iyi düzeyde koordinasyon, One Health yaklaşımını savunan ortak ve çok sektörlü toplantıların önemi ile teknik ve mali ortakların desteğiyle birlikte sağlanan yeterli fon ve kaynaklar yer almaktadır.

Sonuç: Yeni ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklar, zoonotik hastalıklar ve antimikrobiyal direncin artan yüküyle başa çıkmak için One Health stratejisi ve müdahaleleri yaygın olarak uygulanmalıdır. Bu zorlukların ele alınması ve küresel sağlık sorunlarının yönetimini desteklemek amacıyla kolaylaştırıcı unsurların güçlendirilmesi gereklidir.

Arka Plan: One Health (OH – Tek Sağlık) kavramı dünya genelinde yaygın şekilde teşvik edilmektedir. OH çerçevesinin, zoonotik hastalıkların küresel bir sağlık sorunu olarak ele alınmasında bütünleşik bir yaklaşım olarak uygulanması ve zoonozların önlenmesi ve kontrolünde etkinliğin ve verimliliğin artırılması beklenmektedir. Bu derleme, OH uygulamasının zoonozların önlenmesi ve kontrolü üzerindeki sosyal etkilerine genel bir bakış sunmayı amaçlamaktadır.

Yöntemler: Son 10 yılda yapılan çalışmalara ilişkin bir kapsam taraması gerçekleştirilmiştir. Amaç, OH yaklaşımının zoonozların önlenmesi ve kontrolündeki entegrasyon niteliğini ve sosyal etkilerini incelemektir. PubMed ve Web of Science veri tabanlarında, Ocak 2011 ile Haziran 2021 tarihleri arasında yayımlanmış İngilizce çalışmalar taranmıştır. Dahil edilen çalışmalar önceden belirlenen kriterlere göre seçilmiştir.

Bulgular: Bu derlemeye 32 çalışma dahil edilmiştir ve çoğunluğu niteliksel ve yarı-niteliksel yöntemler kullanmıştır. Çalışmaların %50’den fazlası, zoonozların önlenmesi ve kontrolüne odaklanmıştır. Çoğu çalışma, Afrika ve Asya’daki düşük ve orta gelirli ülkelerde yürütülmüştür. OH yaklaşımının hastalık kontrolünde uygulanması; politikacılar, paydaşlar ve çeşitli alanlardan akademisyenleri bir araya getirmektedir. OH’nin ekonomik etkisinin, başlangıçta daha fazla mali destek gerekse bile, uzun vadede hastalık ve yoksulluk yükünü hafifletebileceği tahmin edilmektedir. OH uygulamaları, zoonoz bulaşını etkileyen sosyal ve ekolojik faktörleri dikkate almakta ve farklı toplumlarda bölgesel özelliklere ve geleneklere göre ilgili riskleri değerlendirmek ve ele almak için kapsamlı stratejiler sunmaktadır.

Sonuçlar: İncelenen literatüre göre, OH uygulamasının sonuçlarını değerlendirme ve görselleştirmeye yönelik rehber eksikliği, bu yaklaşımın geniş ölçekte benimsenmesini sınırlayabilmektedir. Ancak, OH kavramlarının uygulanmasının zoonozların önlenmesi ve kontrolüne katkılarına ilişkin kanıtlar; siyasi aktörler, paydaşlar ve akademisyenler arasında daha iyi iş birliği, zoonozların neden olduğu ekonomik sorunların ele alınma potansiyeli ve zoonozla mücadelede sağlıkta sosyal belirleyicilerin kapsamlı bir şekilde dikkate alınması gibi toplum açısından uzun vadeli faydalar sağladığını göstermektedir.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ve Dünya Bankası gibi uluslararası otoriteler, One Health (Tek Sağlık) kavramını, insanların, hayvanların ve çevrenin sağlığını en iyi şekilde optimize etmeye yönelik etkili bir yaklaşım olarak benimsemiştir. One Health, insanların, hayvanların ve ekosistemlerin sağlığını sürdürülebilir şekilde dengelemek ve iyileştirmek amacıyla geliştirilen bütüncül ve birleştirici bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir. Tanımlarında bazı farklılıklar olsa da, temel ilke aynıdır: İnsan, hayvan ve çevre sağlığının birbiriyle bağlantılı ve bağımlı olduğu kabul edilmekte ve bu nedenle sağlık sonuçlarını optimize etmek için disiplinler arası iş birliğinin gerekli olduğu vurgulanmaktadır. One Health yaklaşımı birçok ülkede hastalıkların tespiti, yönetimi ve kontrolü amacıyla uygulanmıştır. Ayrıca, bu kavram antimikrobiyal direnç, gıda güvenliği ve ekotoksikoloji gibi alanlarda da artan bir taleple kullanılmaktadır. One Health yaklaşımı ile Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) arasında karşılıklı olarak birbirini güçlendiren bir ilişki olduğuna dair görüş birliği giderek artmaktadır. Dünya Bankası, One Health yaklaşımının uygulanabilirliğini sağlamak için beş temel alan önermiştir: i) One Health paydaşları, rolleri ve sorumlulukları ii) Mali ve insan kaynakları iii) İletişim ve bilgi paylaşımı iv) Teknik altyapı v) Yönetişim. Bu alanlar, One Health kavramına genel bir bakış sağlamakta ve uygulama sürecine rehberlik etmektedir. Bu kapsam taramasında, beş aşamalı Arksey ve O’Malley çerçevesi takip edilmiştir. Amacımız, beş büyük zoonotik hastalıkta One Health yaklaşımının uygulamasına dair mevcut kanıtları Dünya Bankası’nın beş alanı çerçevesinde haritalamak ve sentezlemektir. 2004 yılı (One Health teriminin ortaya çıktığı yıl) ile 2022 yılları arasında yayımlanan yayınlar dahil edilmiştir. Veriler, önceden belirlenmiş Dünya Bankası alanlarına göre sınıflandırılmıştır. Embase, Medline ve Global Health veri tabanları ile diğer kaynaklardan toplam 1132 kayıt elde edilmiştir. Yinelenen kayıtlar çıkarıldıktan, başlık ve özet taraması ile tam metin incelemesi yapıldıktan sonra, One Health yaklaşımını uygulayan 29 çalışmayı içeren 20 makale derlemeye dahil edilmiştir. Bu çalışmaların, beş alanı kullanma derecelerinin farklılık gösterdiği görülmüştür. Tüm çalışmaların yalnızca %45’i beş alanın tamamını kullanmış; hiçbir çalışma ise alt alanların hepsini kapsamamıştır. Çevre sektörü, One Health yaklaşımının zoonotik hastalıklara uygulanmasında yetersiz temsil edilmiştir: 10 makaledeki 14 çalışma (%48), çevreyi bir paydaş olarak hiç anmamıştır. Çalışmaların %62’si, One Health yaklaşımının uygulanmasında uluslararası ortaklardan destek aldıklarını belirtmiş; %76’sı, çalışmanın yürütülmesinde uluslararası bağışçılar tarafından desteklenmiştir. Ancak, finansman mekanizmalarının çeşitliliği tespit edilmiş olsa da, bu mekanizmaların sürekliliği ve sürdürülebilirliği ile ilgili planlara yönelik tartışmalar sınırlı kalmıştır.

Arka Plan: Son COVID-19 pandemisi ve insan-hayvan etkileşiminde ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklar, zoonotik risklerin azaltılmasında küresel bir zorlukla karşı karşıya olduğumuzu ortaya koymuştur. One Health (Tek Sağlık) yaklaşımı, insan, hayvan ve çevre sağlığı arasındaki karşılıklı bağımlılığı vurgulamakta ve hastalıkların önlenmesinde bütüncül ve disiplinler arası stratejilerin gerekliliğine dikkat çekmektedir. Artan ilgiye rağmen, pandemi önleme çalışmalarında vahşi yaşamın rolüne yönelik ilgi sınırlı kalmaktadır. Bu sistematik derleme, zoonotik hastalıklar ve vahşi yaşam üzerine son yıllarda yapılan One Health araştırmalarını; çalışma tasarımı, disiplinler arası iş birliği ve katılımcı yaklaşımlar açısından değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Ele alınan temel sorular arasında, One Health bileşenlerinin dikkate alınıp alınmadığı, hangi disiplinlerin yer aldığı ve akademi dışı paydaşların sürece ne ölçüde dahil edildiği yer almaktadır.

Yöntemler: PRISMA yönergelerine uygun olarak, 2018–2023 yılları arasında PubMed ve Web of Science veri tabanlarında, zoonotik hastalıklar ve vahşi yaşam üzerine yapılan birincil araştırma makaleleri taranmıştır. Uygunluk kriterleri arasında, çalışmanın vahşi yaşam ve zoonotik hastalıklar üzerine odaklanması ve One Health yaklaşımını benimsemiş olması yer almıştır.

Bulgular: Toplamda 228 birincil araştırma makalesi elde edilmiştir. Bunlardan 105’i derlemeye dahil edilmiştir. Bu çalışmaların çok azı, insan, hayvan ve çevre bileşenlerini aynı anda hem veri toplamada (%4,8) hem de bilgi üretiminde (%29,5) bütüncül olarak ele almıştır. Hayvan sağlığı (%97,1) ve insan sağlığı (%84,8) üzerine yoğun bilgi üretilmişken, çevre sağlığı (%34,3) yeterince temsil edilmemiştir. Laboratuvar yöntemleri baskın olarak kullanılmıştır (%82,9); buna karşılık sosyal bilim metodolojilerinin entegrasyonu oldukça sınırlıdır (%19). Çalışmaların büyük çoğunluğu epidemiyolojik niteliktedir (%86,7); ancak bunlar içinde analitik tasarım oranı düşüktür (%17,1). Akademi dışı paydaşların katılımı da sınırlıdır: çalışmaların %36,2’si akademi dışı aktörleri dahil etmiş, yalnızca %3,8’i katılımcı yaklaşımları içermiştir.

Sonuçlar: İnsan, hayvan ve çevre sağlığı bileşenlerinin sentezi, incelenen çalışmalarda parçalı kalmıştır. Çevre sağlığı yetersiz temsil edilmekte ve sosyal bilimlerin disiplinler arası katılımı eksiktir. Bu alanların ihmal edilmesi, hastalık dinamiklerinin kapsamlı bir şekilde anlaşılmasını engellemekte ve etkili zoonoz önleme stratejilerini zorlaştırmaktadır. Sonuç olarak, One Health araştırmalarını ilerletmek için daha güçlü disiplinler arası ve disiplinler ötesi iş birlikleri ile katılımcı yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır.

“ECDC One Health Framework” adlı belge, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve kontrolü alanındaki faaliyetlerine One Health yaklaşımını entegre ederek AB/AEA üye ülkelerinde halk sağlığını geliştirme stratejisini ortaya koymaktadır. Bu çerçeve, ECDC’nin Avrupa Komisyonu, diğer AB kurumları ve üye ülkelerle birlikte zoonotik hastalıklar, antimikrobiyal direnç ve iklim değişikliği gibi sağlık tehditlerine karşı daha etkili, disiplinler arası ve sınır ötesi bir iş birliği modelini güçlendirmeyi amaçlar.

Belgede, One Health yaklaşımının temelinde insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığının ayrılmaz bir bütün oluşturduğu, bu nedenle sağlık tehditlerine yanıt verirken üç alanın da göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmaktadır. COVID-19 pandemisi, zoonotik hastalıkların çoğunun hayvan rezervuarlarından kaynaklandığını ve halk sağlığı sektörünün tek başına yeterli olamayacağını açıkça göstermiştir. ECDC, bu nedenle entegre bir gözetim sistemi, veri paylaşımı, risk değerlendirme ve önleme stratejilerini birleştiren bir yapı kurma vizyonuna sahiptir.

Çerçevenin girişinde, AB’nin karşı karşıya olduğu yeni bulaşıcı hastalık tehditleri ve iklim değişikliği kaynaklı riskler anlatılmakta, sağlık eşitliği ve toplumsal kırılganlıkların bu değişimlerden nasıl etkileneceği tartışılmaktadır. Lancet Komisyonu tarafından geliştirilen “gezegensel sağlık” yaklaşımı, doğal sistemlerin bozulmasının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koyarak One Health’in gerekliliğini pekiştirmektedir. Avrupa Parlamentosu’nun 2022’de aldığı kararlar da bu yaklaşımın AB halk sağlığı politikalarında temel bir rehber olarak benimsenmesi gerektiğini belirtmektedir.

Belgede ECDC’nin stratejik hedefleri, kurum içi ve dışı One Health iş birliği mekanizmalarının oluşturulması, AB genelinde entegre gözetim ve erken uyarı sistemlerinin kurulması, ortak risk değerlendirme protokollerinin geliştirilmesi, araştırma ve inovasyon faaliyetlerinin desteklenmesi, AMR ve iklim değişikliği gibi alanlardaki bilgi eksikliklerinin kapatılması olarak özetlenir. Bu hedefler doğrultusunda ECDC, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), Avrupa Çevre Ajansı (EEA), Avrupa İlaç Ajansı (EMA) ve Avrupa Kimyasallar Ajansı (ECHA) ile yakın iş birliği yürütmekte ve “AB Kurumlararası One Health Görev Gücü” aracılığıyla ortak çalışmalar yürütmektedir.

ECDC One Health Framework, yalnızca teknik bir plan değil, aynı zamanda halk sağlığı sistemlerini güçlendirmek ve gelecekteki sağlık krizlerine hazırlığı artırmak için bir yol haritası sunar. İklim değişikliği, göç, doğal kaynak baskısı ve antimikrobiyal direnç gibi faktörlerin bulaşıcı hastalıkların seyrini değiştireceği öngörülmekte ve bu faktörlere yönelik senaryolar ECDC’nin Foresight Programı çerçevesinde ele alınmaktadır. Çerçevede, insan-hayvan-etkileşim alanlarının değişimi, yeni zoonotik patojenlerin ortaya çıkışı, vektör kaynaklı hastalıkların artışı ve gıda zincirindeki risklerin yoğunlaşması gibi sorunlara karşı bütüncül ve proaktif çözümler önerilmektedir.

Belgenin sonunda, One Health yaklaşımının uzun vadede hem AB hem de küresel düzeyde halk sağlığı güvenliğini sağlamak için vazgeçilmez olduğu, disiplinler arası iş birliği, bilgi paylaşımı ve kaynak yönetimi ile daha dirençli bir sağlık sistemi kurulabileceği vurgulanmaktadır. ECDC’nin bu yaklaşımı, yalnızca hastalık önleme ve kontrolü değil, aynı zamanda sağlık eşitliği, çevre koruma ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri için de stratejik bir temel oluşturmaktadır.

“ONE HEALTH HIGH-LEVEL EXPERT PANEL (OHHLEP) Annual Report 2021”, FAO, OIE, WHO ve UNEP ortaklığında oluşturulan One Health Yüksek Düzeyli Uzman Paneli’nin (OHHLEP) 2021 yılında gerçekleştirdiği çalışmaları ve elde ettiği çıktıları kapsamaktadır. OHHLEP, COVID-19 pandemisinin insan-hayvan-çevre etkileşiminden kaynaklanan riskleri açıkça ortaya koymasıyla, zoonotik hastalıkların önlenmesi ve kontrolü için disiplinler arası, bütüncül bir yaklaşım geliştirme ihtiyacına yanıt olarak Mayıs 2021’de kurulmuştur. Panel, farklı kıtalardan seçilen 26 uzmandan oluşmakta ve bulaşıcı hastalıklar, ekosistem sağlığı, sosyal bilimler, gıda sistemleri ve sağlık politikaları gibi çok çeşitli alanlarda uzmanlığı bir araya getirmektedir.

Rapor, Giriş ve Çalışma Planı, 2021 Çalışma Planı İlerleme Raporu, Sonuç ve Gelecek Adımlar ve Ekler olmak üzere 4 ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde panelin kuruluş amacı, görev tanımı ve çok paydaşlı yapısı anlatılmaktadır. Çalışma planı kapsamında, One Health tanımının geliştirilmesi, küresel One Health kaynak envanteri hazırlanması, entegre bir gözetim sisteminin tasarlanması, zoonotik yayılımı tetikleyen faktörlerin belirlenmesi, One Health Ortak Eylem Planı (OH-JPA) ve Teori Değişimi (Theory of Change) gibi öncelikli başlıklar öne çıkmaktadır. Ayrıca panelin PREZODE, ZODIAC ve SAGO gibi küresel girişimlerle kurduğu iş birlikleri de detaylandırılmıştır.

Raporun girişinde, One Health yaklaşımının, insan, hayvan ve ekosistem sağlığını birlikte ele alan, çok sektörlü ve disiplinler arası bir bakış açısı olduğu vurgulanmaktadır. Panel tarafından 2021’de tanımlanan yeni One Health yaklaşımı; ekolojik denge, topluluk katılımı, adalet, sosyal eşitlik, sürdürülebilirlik ve çok disiplinli iş birliği ilkelerini temel alır. Bu yeni tanım, hem küresel sağlık güvenliği hem de gıda, su, enerji ve çevre alanlarında bütünleşik politikaların gerekliliğini öne çıkarır.

2021 boyunca OHHLEP, zoonotik hastalıkların temel sürücülerini (örneğin, tarımsal genişleme, yaban hayatı ticareti, iklim değişikliği, arazi kullanım değişiklikleri) belirlemek üzere literatür taramaları ve analizler yürütmüş, HACCP gibi endüstriyel risk kontrol yöntemlerinin bu alanlara uyarlanabilirliğini araştırmıştır. Ayrıca panel, One Health gözetim sistemi için çok sektörlü bir model önerisi geliştirmiş; sağlık, çevre ve hayvancılık verilerini entegre edebilecek bir çerçeve tanımlamıştır. Bu süreçte veri paylaşımının önündeki engeller, laboratuvarlar arası iş birliği ve erken uyarı sistemlerinin etkinliği de değerlendirilmiştir.

Panelin One Health Ortak Eylem Planı (OH-JPA) çalışmalarına yaptığı katkılar, raporun önemli bölümlerinden biridir. OH-JPA, zoonotik salgınların önlenmesi, gıda güvenliği tehlikeleri, antimikrobiyal direnç ve çevre-sağlık etkileşimleri gibi alanlarda 5 yıllık yol haritası sunmaktadır. OHHLEP, bu planın teorik çerçevesinin oluşturulmasına ve orta vadeli hedeflerin belirlenmesine öncülük etmiştir.

Sonuç kısmında, OHHLEP’in 2022’deki öncelikleri sıralanmıştır: Panelin Teori Değişimi belgesinin nihai hale getirilmesi, küresel ölçekte erişilebilir bir One Health veri tabanı kurulması, entegre gözetim sisteminin test edilerek raporlanması ve zoonotik risklerin analizi için bilimsel bir çerçevenin yayımlanması bu önceliklerin başında gelmektedir. Ayrıca, pandemi önleme ve yanıt stratejileri, yeni sağlık tehditlerine karşı hazırlık ve disiplinler arası iş birliğinin güçlendirilmesi konuları da 2022 ajandasında önemli yer tutmaktadır.

“ONE HEALTH HIGH-LEVEL EXPERT PANEL (OHHLEP) Annual Report 2022” adlı rapor, FAO, UNEP, WHO ve WOAH tarafından oluşturulan Quadripartite ortaklığı kapsamında 2021 yılında kurulan OHHLEP’in ikinci yıllık faaliyetlerini ve küresel sağlık güvenliğine yönelik katkılarını sunmaktadır. COVID-19 pandemisinin ortaya çıkardığı insan-hayvan-çevre ilişkili riskler, zoonotik hastalıkların önlenmesi ve kontrolü için disiplinler arası yaklaşımların gerekliliğini açıkça ortaya koymuş, OHHLEP de bu doğrultuda uluslararası düzeyde bilimsel danışmanlık ve politika önerileri geliştiren merkezi bir yapı haline gelmiştir.

Rapor, önsöz, giriş, çalışma planı ve ekler dahil olmak üzere beş ana bölümden oluşur. Girişte, OHHLEP’in kuruluş amacı ve yapısı ayrıntılı biçimde anlatılmakta; insan, hayvan ve ekosistem sağlığını bir bütün olarak ele alan One Health yaklaşımının, küresel sağlık politikalarının temel taşlarından biri haline geldiği vurgulanmaktadır. 2022 yılı boyunca panel, bir önceki yıl geliştirilen One Health tanımını pekiştirerek uluslararası kılavuz ve yayınlarda geniş kabul görmesini sağlamış, bu tanım Lancet ve PLOS Pathogens gibi bilimsel platformlarda sıkça atıf almıştır. Aynı zamanda panel, Quadripartite Ortak Eylem Planı’nın (OH-JPA) 2022-2026 dönemine ait çerçevesini şekillendirmeye yardımcı olmuş ve bu planın Ekim 2022’de Berlin Dünya Sağlık Zirvesi’nde resmi olarak duyurulmasında kritik bir rol üstlenmiştir.

Rapor, 2022 yılına damgasını vuran önemli gelişmeleri de detaylı biçimde aktarır. Panel, zoonotik hastalıkların ortaya çıkışını hızlandıran temel sürücüleri belirlemek üzere geniş bir literatür taraması yapmış ve yaban hayatı ticareti, tarımsal genişleme, iklim değişikliği ve habitat parçalanması gibi insan kaynaklı etkenleri öne çıkarmıştır. Ayrıca insan, hayvan ve çevre sağlığından gelen verileri bütünleştirecek model bir gözetim sistemi tasarlamış, bu sistemin hem ekonomik açıdan daha verimli hem de olası salgınların erken aşamada fark edilmesini kolaylaştıracağını ortaya koymuştur. Panelin yürüttüğü 17 vaka çalışması, One Health uygulamalarının farklı ülkelerdeki başarılı örneklerini bir araya getirmiş ve 2023’te yayımlanmak üzere düzenlenmiştir.

Lancet’te yayımlanan bir yazıyla desteklenen “Teori Değişimi” yaklaşımı, OHHLEP’in küresel sağlık güvenliği anlayışının daha kapsayıcı bir çerçevede ele alınması gerektiği yönündeki vizyonunu yansıtır. Ayrıca panel, zoonotik yayılımın önlenmesine dair hazırladığı beyaz kitapla, pandemi hazırlığı ve yanıt süreçlerine önleme perspektifini eklemenin gerekliliğini vurgulamış, Dünya Bankası tarafından oluşturulan Pandemi Fonu ve diğer uluslararası girişimlerle de bilgi paylaşımında bulunmuştur. 2022 yılı boyunca OHHLEP, Berlin Dünya Sağlık Zirvesi, Singapur’daki 7. Dünya One Health Kongresi, COP27 ve G7 bilim diyaloğu gibi küresel etkinliklerde aktif olarak temsil edilmiş, toplamda 25’ten fazla ülkede 126 etkinliğe katılarak One Health vizyonunun yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmuştur.

Sonuç kısmında, 2022’de COVID-19’un yanı sıra mPox, Ebola-Sudan, Marburg ve H5N1 gibi yeni sağlık tehditlerinin ortaya çıkmasının, disiplinler arası iş birliğini ve One Health yaklaşımını her zamankinden daha önemli hale getirdiği belirtilmektedir. 2023 yılı için belirlenen öncelikler arasında, entegre gözetim sistemi modelinin nihai hale getirilmesi, One Health araç envanterinin oluşturulması, vaka çalışmaları derlemesinin tamamlanması ve zoonotik risk analizi çerçevesinin geliştirilmesi yer almaktadır. Raporun genelinde, One Health’in sadece bir kavram değil, insan, hayvan ve ekosistem sağlığının geleceğini şekillendirecek dönüştürücü bir yaklaşım olduğu net bir şekilde ortaya konmaktadır.

“National One Health Framework to Address Zoonotic Diseases and Advance Public Health Preparedness in the United States (2025–2029)”, ABD’de zoonotik hastalıkların önlenmesi, tespit edilmesi, kontrolü ve yanıtlanması için federal düzeyde ilk kez hazırlanan kapsamlı bir yol haritasıdır. Bu çerçeve, insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığının birbirine bağlı olduğunu kabul eden One Health yaklaşımını temel alır. COVID-19 pandemisi ve zoonotik hastalıkların artan tehdidi, farklı sektörlerin ve kurumların birlikte çalışmasını zorunlu hale getirmiş, bu nedenle Kongre 2023’te CDC’ye Tarım Bakanlığı (USDA) ve İçişleri Bakanlığı (DOI) ile birlikte ulusal bir One Health planı oluşturma görevi vermiştir. Bu sürecin bir parçası olarak, 2024 yılında ABD One Health Koordinasyon Birimi (U.S. OHCU) kurulmuş ve 20’den fazla federal kurumun katılımıyla faaliyet göstermeye başlamıştır.

Rapor, One Health yaklaşımının neden kritik olduğunu ayrıntılı şekilde ele alır. İnsan, hayvan ve çevre sağlığı arasındaki karmaşık ilişkilerin göz ardı edilemeyeceğini vurgular; zoonotik hastalıkların yanı sıra gıda güvenliği, antimikrobiyal direnç, vektör kaynaklı hastalıklar, ekosistem bozulmaları ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi çok boyutlu sorunların ancak disiplinler arası iş birliği ile yönetilebileceğini ifade eder. Bu çerçeve, zoonotik tehditlerin önlenmesi ve halk sağlığı hazırlığının güçlendirilmesi için hem federal düzeyde hem de eyalet, yerel ve özel sektör düzeyinde güçlü ortaklıkların kurulmasını hedefler.

Belgede çerçevenin amacı, kapsamı ve vizyonu net bir şekilde tanımlanmıştır. Vizyon, insanların, hayvanların ve doğal çevrenin zoonotik hastalık tehditlerine karşı proaktif, koordineli ve kapsayıcı bir sistem aracılığıyla korunmasıdır. Misyon ise One Health yaklaşımını kullanarak halk sağlığını, gıda güvenliğini, ekolojik sürdürülebilirliği, biyolojik çeşitliliği ve toplumların dayanıklılığını artırmaktır. Rapor ayrıca sürdürülebilirlik, ekosistem bütünlüğü, sorumluluk ve çok sektörlü iş birliği gibi rehber ilkeleri temel alır.

2025–2029 yılları arasında uygulanacak olan bu plan, federal kurumlar arasında ortak koordinasyonun güçlendirilmesi, erken uyarı ve gözetim sistemlerinin iyileştirilmesi, laboratuvar kapasitelerinin artırılması, zoonotik salgınlara hızlı yanıt verilmesi ve nitelikli bir One Health iş gücünün oluşturulması gibi öncelikli alanlara odaklanır. Tüm bu çalışmaların amacı, zoonotik hastalık risklerini kaynağında azaltarak halk sağlığı güvenliğini en üst düzeye çıkarmaktır. Rapor, One Health yaklaşımının sadece hastalıklarla mücadele değil, aynı zamanda gıda güvenliği, ekosistem sağlığı ve biyolojik çeşitlilik koruması için de stratejik bir anahtar olduğunu vurgular.

Sonuç olarak, National One Health Framework, ABD’de zoonotik hastalıklarla mücadelede yeni bir dönemin başladığını gösterir. Bu plan, yalnızca ulusal sınırlar içinde değil, küresel düzeyde de One Health çalışmalarına katkı sağlayacak bir model olarak tasarlanmıştır. Uygulama süresinin sonunda edinilecek deneyimlerin ve derslerin, gelecekteki stratejilerin temelini oluşturacağı belirtilmektedir.

“One Health Joint Plan of Action (2022–2026)” raporu, FAO, UNEP, WHO ve WOAH tarafından oluşturulan Quadripartite ortaklığının One Health yaklaşımını küresel, bölgesel ve ulusal düzeyde yaygınlaştırmak için hazırladığı kapsamlı bir eylem planıdır. Plan, insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığını birlikte ele alarak, mevcut ve gelecekteki sağlık tehditlerine karşı daha dirençli sistemler oluşturmayı hedefler.

Raporun giriş bölümünde, küresel sağlık güvenliğini tehdit eden zoonotik hastalıklar, gıda güvenliği riskleri, çevresel bozulmalar ve antimikrobiyal direnç gibi karmaşık sorunların, ancak çok sektörlü ve disiplinler arası iş birlikleriyle yönetilebileceği vurgulanır. COVID-19 pandemisi, bu yaklaşımın gerekliliğini bir kez daha göstermiş ve Quadripartite kurumlarını (FAO, UNEP, WHO, WOAH) One Health Ortak Eylem Planı (OH-JPA) adı verilen bu stratejik belgeyi hazırlamaya yöneltmiştir.

Plan, altı temel eylem hattı etrafında yapılandırılmıştır: sağlık sistemlerini güçlendirmek için One Health kapasitesinin artırılması; yeni ve yeniden ortaya çıkan zoonotik salgınların risklerinin azaltılması; endemik zoonotik, ihmal edilmiş tropikal ve vektör kaynaklı hastalıkların kontrolü ve ortadan kaldırılması; gıda güvenliği risklerinin değerlendirilmesi, yönetimi ve iletişiminin güçlendirilmesi; antimikrobiyal direncin yayılmasının önlenmesi; ve çevrenin One Health yaklaşımlarına tam entegrasyonu. Bu altı ana başlık, küresel sağlık ve gıda sistemlerinin daha güvenli, sürdürülebilir ve entegre hale gelmesini sağlamayı amaçlar.

Belgede, One Health yaklaşımının Teori Değişimi (Theory of Change) ile desteklenen bir çerçeve üzerine inşa edildiği açıklanır. Bu çerçeve, politika ve mevzuat geliştirme, finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi, veri paylaşımı, bilimsel kanıtların politika yapımına aktarılması ve sektörler arası kapasite geliştirme gibi alanlarda somut hedefler içerir. Ayrıca, plan ülkelerin ulusal düzeyde kendi bağlamlarına uygun One Health stratejileri oluşturmalarına yardımcı olacak araçlar, eğitim materyalleri ve rehberler sunar.

Raporun kapsamı sadece sağlık alanıyla sınırlı değildir; biyolojik çeşitlilik kaybı, iklim değişikliği, sürdürülebilir tarım ve su-gıda güvenliği gibi çok boyutlu küresel sorunlara çözüm önerileri sunar. Bu kapsamda, bitki sağlığı ve ekosistem yönetimi, zoonotik risklerin önlenmesinde kritik bir unsur olarak değerlendirilir. Antimikrobiyal direncin yayılmasını durdurmak için küresel farkındalık, yasal çerçeveler ve disiplinler arası iş birliği ön plana çıkarılır.

Sonuç olarak, OH-JPA, 2022–2026 dönemi boyunca uygulanacak bir yol haritası sunarak, “insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığının birbirine bağlı olduğunu” kabul eden sürdürülebilir bir gelecek vizyonu çizer. Raporda, One Health yaklaşımının yalnızca salgınları önlemek için değil, aynı zamanda sağlıklı gıda sistemleri, temiz çevre, güvenli su kaynakları ve biyolojik çeşitliliğin korunması için de temel bir strateji olduğu belirtilmektedir.

“One Health Fact Sheet” belgesi, zoonotik hastalıkların insan sağlığı üzerindeki etkilerini ve One Health yaklaşımının bu tehditlerle mücadelede neden hayati olduğunu açıklamaktadır. İnsanların edinebileceği tüm enfeksiyonların yarısından fazlasının hayvanlar yoluyla bulaşabileceği belirtilir. Kuduz, Salmonella ve Batı Nil virüsü gibi zoonotik hastalıklar her yıl binlerce Amerikalının hastalanmasına neden olmaktadır. Hayvanlar çoğu zaman insanlar için erken uyarı işaretleri verebilir; örneğin kuşlar, Batı Nil virüsüne bağlı ölümler göstererek hastalık insanların arasına yayılmadan önce tehlikenin fark edilmesini sağlar.

Belge, insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirine bağlı olduğunu vurgular. ECDC’nin One Health Ofisi, farklı uzmanlık alanlarından (doktorlar, veterinerler, laboratuvar uzmanları, epidemiyologlar) oluşan ekiplerle birlikte hem evcil hem çiftlik hem de yaban hayvanlarının yanı sıra insanların sağlık sonuçlarını iyileştirmek için entegre çalışmaktadır. Bu kapsamda tarım fuarları gibi hayvan-insan temasının yoğun olduğu etkinliklerde zoonotik grip virüslerinin yayılmasını önlemeye yönelik eğitimler düzenlenmiş, özellikle kırsal gençlik ve ailelere ulaşılmıştır. Örneğin Ohio ve Michigan’daki tarım fuarlarında domuz kaynaklı grip salgınında, bu eğitimli One Health ekiplerinin hızlı tespit ve müdahalesi büyük önem taşımıştır.

Belgede ayrıca One Health Ofisi’nin, Ebola ve Zika gibi virüslerin evcil hayvanlar üzerindeki etkilerini inceleyerek halk sağlığı acil durumlarına yanıt verdiği belirtilmektedir. Evcil hayvanlardan kaynaklı Salmonella ve sıçan ısırığı humması gibi hastalıkların önlenmesi için Zoonoz Eğitim Koalisyonu oluşturulmuş ve evcil hayvan sahipleri ile yetiştiricilere yönelik kanıta dayalı öneriler geliştirilmiştir. Bu öneriler, evcil sıçanlar üzerinden yayılan Seoul virüsü salgınında başarıyla uygulanmıştır. Aynı zamanda CDC’nin “Sağlıklı Evcil Hayvanlar, Sağlıklı İnsanlar” platformu aracılığıyla halkın bilinçlendirilmesine katkı sağlanmaktadır.

Belgede tarım ve gıda zinciri güvenliği açısından da uyarılar yer almaktadır. Örneğin sağlıklı görünen ineklerin taşıdığı E. coli, gübre yoluyla marul tarlalarını kirletebilir ve insanlar bu marulu tükettiğinde ciddi hastalıklara yol açabilir. Bu durum, insan-hayvan-çevre bağlantısının gıda güvenliği için de kritik olduğunu göstermektedir.

Küresel ölçekte One Health Ofisi, zoonotik hastalıkların hızlı yayılma riskine karşı diğer ülkelerle güçlü ortaklıklar kurmakta ve One Health Zoonotik Hastalık Önceliklendirme Çalıştayları yürütmektedir. Bu çalıştaylar, sınırlı kaynakların öncelikli zoonotik hastalıklara odaklanmasını sağlar. Ebola, Rift Vadisi humması, zoonotik grip virüsleri, kuduz ve şarbon bu öncelikler arasında öne çıkar. Çalıştaylar sayesinde ülkeler, laboratuvar kapasitelerini geliştirme, hastalık gözetimi, salgın hazırlığı ve hastalık önleme stratejileri konusunda somut planlar yapabilmektedir.

Son bölümde, Arizona ve Meksika’da kahverengi köpek kenelerinin yaydığı Rocky Mountain benekli ateşi vakaları örnek gösterilir. Halk sağlığı ve hayvan sağlığı yetkililerinin kenelerle mücadele için tasma uygulamaları, böcek ilacı tedbirleri, topluluk eğitimi ve ücretsiz kısırlaştırma kampanyaları yürütmesi sayesinde sadece 4 ay içinde köpeklerin %99’unun kenesiz hale geldiği ve insanlardaki vaka sayısının azaldığı belirtilir.

Belge, One Health yaklaşımının yerel, ulusal ve küresel ölçekte multidisipliner iş birliğiyle en iyi sağlık sonuçlarını elde etmeyi hedeflediğini, bu yaklaşımın gelecekte influenza pandemisi gibi küresel salgınların önlenmesinde kritik rol oynayacağını vurgular.

“ONE HEALTH HIGH-LEVEL EXPERT PANEL (OHHLEP) Annual Report 2023” raporu, FAO, UNEP, WHO ve WOAH iş birliğiyle kurulan OHHLEP’in 2023 yılı boyunca yürüttüğü çalışmaları, elde edilen çıktıları ve geleceğe yönelik planlarını içermektedir. Bu rapor, panelin ilk döneminin tamamlanmasına yaklaşırken, küresel sağlık güvenliği ve zoonotik hastalıkların önlenmesine yönelik katkılarının bir özetini sunmaktadır.

Raporda, 2021’de belirlenen One Health yaklaşımının küresel ölçekte daha yaygın biçimde benimsenmesi, teorik çerçeveden pratiğe geçiş için hazırlanan Teori Değişimi (Theory of Change) belgesinin güçlendirilmesi ve One Health Ortak Eylem Planı (OH-JPA) uygulama rehberinin geliştirilmesi ön plana çıkmaktadır. OHHLEP, insan-hayvan-ekosistem sağlığının bütüncül yönetimi konusunda kanıta dayalı politikalar üretmeyi ve ülkelerin One Health yaklaşımlarını ulusal düzeyde hayata geçirmelerine destek olmayı sürdürmüştür.

2023 yılı, panelin başlıca çıktıları açısından oldukça verimli bir yıl olmuştur. One Health tanımı ve ilkeleri, Lancet serisinde yayımlanan makalelerle ve farklı dillere yapılan çevirilerle geniş kitlelere ulaştırılmıştır. Panel, farklı bölgelerdeki başarılı uygulamaları belgeleyen 17 vaka çalışmasını toplamış ve bunlardan 5’i 2024’te yayımlanmak üzere derlenmiştir. Ayrıca, OH-JPA’nın uygulanmasına destek olacak One Health Araç ve Kaynak Envanteri tamamlanmış, 100’den fazla aracın incelenmesi sonucu 50’si kriterleri karşılayarak rehber niteliğinde sunulmuştur.

Gözetim sistemleri alanında OHHLEP, model bir One Health gözetim çerçevesi oluşturmuş ve bu çalışmayı Elsevier One Health Journal’da yayımlamıştır. Bu sistem; erken uyarı, veri paylaşımı, zoonotik patojenlerin yayılımını tetikleyen faktörlerin izlenmesi ve önleme stratejilerinin geliştirilmesi için bir yol haritası sunmaktadır. Ayrıca panel, Kuş Gribi H5N1 için geliştirdiği politika görüşünde küresel gözetim mekanizmalarının entegre edilmesi, verilerin paylaşımı ve biyogüvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini vurgulamıştır.

Zoonotik hastalıkların kaynağında önlenmesi, 2023’ün en dikkat çeken başlıklarından biridir. OHHLEP, bu amaçla “Kaynakta Zoonotik Yayılımın Önlenmesi” başlıklı beyaz kitabı yayımlamış ve hastalık ortaya çıktıktan sonra tepki vermek yerine risk faktörlerinin önceden azaltılmasına odaklanan stratejik bir yaklaşım geliştirmiştir. Bu belgede, One Health yaklaşımının ekonomik ve toplumsal yararları ile politik kararlılığın önemi öne çıkarılmıştır.

2023 yılı boyunca OHHLEP, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Bilim Zirvesi, G7 One Health Etkinliği ve Dünya Veterinerlik Kongresi gibi birçok üst düzey toplantıda aktif rol almış, 100’den fazla uluslararası etkinlikte One Health vizyonunu yaygınlaştırmıştır. Panel, dönem boyunca farklı disiplinlerden uzmanların iş birliğiyle küresel sağlık güvenliği gündemine yön veren görüş ve stratejiler sunmuştur.

Sonuç bölümünde, OHHLEP’in 2023’teki başarıları ve ilk dönem boyunca ortaya koyduğu birikimin, ikinci dönem çalışmaları için güçlü bir temel oluşturduğu belirtilmektedir. 2024 ve sonrasında, OH-JPA’nın ülkeler tarafından uygulanması, zoonotik risklerin azaltılması ve One Health yaklaşımının hem politika hem de uygulama düzeyinde yaygınlaştırılması temel öncelikler arasında yer almaktadır. Rapor, One Health’i yalnızca bir kavram olarak değil, insan, hayvan ve ekosistem sağlığının geleceğini şekillendirecek bütüncül bir vizyon olarak ortaya koymaktadır.

“Guidance on Selection and Use of One Health Operational Tools” adlı rapor, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 2024 yılında yayımlanmış olup, One Health (OH) yaklaşımının hayata geçirilmesinde kullanılabilecek operasyonel araçların nasıl seçileceği ve uygulanacağına dair kapsamlı bir yol haritası sunmaktadır. Rapor, insan, evcil ve yabani hayvanlar, bitkiler ve ekosistemler dahil olmak üzere tüm çevresel unsurların sağlık açısından birbirine bağlı ve bağımlı olduğunu vurgulayan One Health anlayışını merkeze alır. Bu çerçevede FAO, DSÖ, WOAH ve 2022 yılında UNEP’in katılımıyla Quadripartite yapıya dönüşen kurumların OH kapasitesini güçlendirmek amacıyla geliştirdiği araçlar tanıtılmaktadır.

Belge, uluslararası standartlara uyum sağlamak için ülkelerin kapasitelerini değerlendirmelerine ve geliştirmelerine olanak tanıyan çok sayıda aracı bir araya getirir. Bunlar arasında Ortak Dış Değerlendirme (JEE), Veteriner Hizmetlerinin Performansı (PVS), IHR-PVS Ulusal Köprü Çalıştayı (NBW), Ulusal Sağlık Güvenliği Eylem Planı (NAPHS) ve Tripartite Zoonozlar Rehberi (TZG) öne çıkar. Bu araçlar; izleme, koordinasyon, kapasite geliştirme ve risk yönetimi gibi teknik alanlarda ülkelerin güçlü ve zayıf yönlerini belirlemelerine ve ortak bir yol haritası oluşturmalarına destek olur.

Raporun ana hedefi, bu araçların “ne zaman, nasıl ve hangi amaçla” kullanılacağını ülkeler için anlaşılır bir biçimde açıklamaktır. Kılavuz, OH araçlarını üç ana grupta ele alır: Değerlendirme/İzleme, Önceliklendirme/Planlama ve Uygulama/Operasyonelleştirme. Örneğin, OH Zoonotik Hastalık Önceliklendirme (OHZDP) çalıştayları, ülkelerin en kritik zoonotik hastalıkları belirlemesine ve önceliklendirmesine yardımcı olurken; Ortak Risk Değerlendirme Aracı (JRA OT), insan-hayvan-çevre etkileşimindeki risklerin niteliksel olarak değerlendirilmesini sağlar. Gözetim ve Bilgi Paylaşımı Aracı (SIS OT) ile Çok Sektörlü Koordinasyon Mekanizmaları Aracı (MCM OT) ise, farklı sektörler arasında bilgi akışı ve koordinasyonu güçlendirir.

Belgede ayrıca, OH yaklaşımını güçlendirmek için geliştirilmekte olan yeni araçlar ve uygulamalar da tanıtılmaktadır. Simülasyon egzersizleri (SimEx) ve İç/Dış Eylem Gözden Geçirmeleri (IAR/AAR) gibi mekanizmalar, ülkelerin acil durum hazırlıklarını test etmelerine ve iyileştirmelerine olanak tanır. İşgücü Geliştirme Aracı (WFD OT) ve İzleme-Değerlendirme Aracı (M&E OT), uzun vadede OH kapasitesini kalıcı olarak güçlendirmeye yöneliktir.

Sonuç olarak, bu rapor, ülkelerin kendi koşullarına en uygun araçları seçerek daha etkili bir sağlık güvenliği sistemi kurmalarına rehberlik eder. One Health yaklaşımı kapsamında sunulan bu araçlar, sadece zoonotik hastalıkların önlenmesi ve kontrolü için değil, aynı zamanda küresel sağlık güvenliği, gıda güvenliği ve çevresel sürdürülebilirlik için de kritik öneme sahiptir.

“One Health Theory of Change (2022)” adlı rapor, OHHLEP (One Health High-Level Expert Panel) tarafından geliştirilmiş ve One Health yaklaşımının küresel ölçekte nasıl uygulanabileceğine dair stratejik bir vizyon sunmaktadır. FAO, UNEP, WHO ve WOAH gibi kurumların oluşturduğu Quadripartite yapıya danışmanlık sağlayan panel, bu belgeyle hem kendi çalışmalarına hem de ilgili kurum ve ülkelere uzun vadeli bir yol haritası kazandırmayı hedeflemektedir.

Raporun giriş bölümünde, insan faaliyetlerinin çevre ve ekosistemler üzerindeki etkisinin, hem insanların hem de hayvanların sağlığını doğrudan etkilediği belirtilmektedir. Bu çerçevede OHHLEP, insan-hayvan-çevre etkileşiminden doğan sağlık tehditlerinin önlenmesi, tahmini, tespiti ve kontrolü için ortak bir “değişim teorisi” geliştirmiştir. Belge, pandemilere neden olabilecek zoonotik hastalık risklerini azaltma, sağlık sistemlerini güçlendirme ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlama gibi amaçlar doğrultusunda hazırlanmıştır.

“Değişim Teorisi”, üç temel dönüşüm yolu (policy, advocacy ve finansmanı kapsayan yol; kurumsal gelişim ve sektörler arası entegrasyon yolu; veri, kanıt ve bilgi paylaşımına dayalı yol) üzerinden yüksek düzeyde eylemleri tanımlar. Bu yollar, politika geliştirme, yatırım sağlama, sektörler arası iş birliği, bilimsel kanıt üretme ve inovasyonu teşvik etme gibi hedefleri kapsar. OHHLEP, bu yollarla birlikte toplum katılımını artırmayı, kapsayıcı yönetişim modellerini geliştirmeyi ve eşitlikçi bir sağlık yaklaşımını güçlendirmeyi amaçlar.

Rapor, kısa, orta ve uzun vadede beklenen sonuçlara da odaklanır. 2021–2026 dönemi için belirlenen kısa vadeli hedefler arasında; insan, hayvan ve bitki sağlığı sistemleri arasında erken uyarı ve gözetim kapasitesinin artırılması, yeni patojenlerin izlenmesi, toplum katılımının güçlendirilmesi ve One Health finansman mekanizmalarının geliştirilmesi öne çıkar. 2030’a kadar olan orta vadede bilgi ve kanıt üretiminin güçlendirilmesi, zoonotik tehditlere yanıt kapasitesinin artırılması, tanı, aşı ve teknolojilere adil erişim sağlanması ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı gibi hedefler yer alır. 2035 ve sonrası için uzun vadeli hedefler arasında ise topluluk dayanıklılığının artması, sürdürülebilir gıda sistemlerinin kurulması, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistem sağlığının iyileştirilmesi bulunmaktadır.

Belge, ayrıca, bu hedeflere ulaşmayı zorlaştıran bariyerler ile başarıyı mümkün kılan koşulları tartışmaktadır. İklim krizi, küresel eşitsizlikler, politik baskılar ve yetersiz finansman en önemli engeller arasında sayılırken; güçlü siyasi irade, sürdürülebilir fonlama ve disiplinler arası iş birliği temel kolaylaştırıcı faktörler olarak öne çıkar.

Sonuç olarak, “One Health Theory of Change”, sadece bir plan değil, aynı zamanda insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığını optimize eden kapsayıcı ve sürdürülebilir bir vizyonun ifadesidir. Bu yaklaşım, küresel sağlık güvenliğinin güçlendirilmesi ve gelecekteki salgınların önlenmesi için stratejik bir rehber niteliğindedir.

Kendi Çevre Okuryazarlığı Düzeyini Değerlendir

Çevre okuryazarlığı düzeyinizi ölçebilirsiniz.